Misyonum Sağlık ve BeslenmeBilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.
Sağlık ve Beslenme Rehberi

Sağlıklı yaşam için güvenilir bilgiler

Sağlık, beslenme, bilim ve koruyucu yaşam konularında sade ve anlaşılır içerikler.

Sağlık Beslenme Bilim Gündem

Kadın ve Erkekte HPV: Bulaşma, Belirtiler, Tedavi ve Aşı

HPV nedir? Klinikte hastayla görüşen sağlık çalışanı

HPV (insan papilloma virüsü), dünyada en sık görülen cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur. Cinsel olarak aktif kişilerin neredeyse tamamı hayatlarının bir döneminde HPV ile karşılaşır. Bu enfeksiyonların yaklaşık %90'ını bağışıklık sistemi bir iki yıl içinde kendiliğinden temizler. Kalıcı hale gelen yüksek riskli tipler ise kadında rahim ağzı kanserine, iki cinsiyette de anüs, ağız-boğaz ve genital bölge kanserlerine yol açabilir (DSÖ).

Bu yazıda HPV'nin kadında ve erkekte nasıl seyrettiğini, siğillerin nasıl tedavi edildiğini, kimlerin taranması gerektiğini ve aşının kime, kaç doz önerildiğini anlatıyoruz.

HPV nedir, kaç tipi vardır?

HPV, deri ve mukozaları enfekte eden bir virüs ailesidir. Bugüne kadar yaklaşık 200 tipi tanımlanmıştır (DSÖ). Bir kısmı el ve ayaktaki sıradan siğillere neden olur, bir kısmı ise genital ve anal bölgeyi etkiler. Genital bölgeyi etkileyen tipler iki gruba ayrılır:

  • Düşük riskli tipler: Kansere yol açmazlar. Genital siğillerin yaklaşık %90'ından HPV 6 ve 11 sorumludur (CDC, 2021).
  • Yüksek riskli tipler: Başta HPV 16 ve 18 olmak üzere bu tipler genellikle siğil yapmaz. Ancak yıllarca süren kalıcı bir enfeksiyon hücrelerde kansere ilerleyebilen değişikliklere neden olabilir.

DSÖ'nün tahminine göre HPV, 2019'da dünyada kadınlarda yaklaşık 620.000, erkeklerde yaklaşık 70.000 kanser vakasına yol açtı. Kadınlarda HPV ile ilişkili kanserlerin %90'ından fazlası rahim ağzı (serviks) kanseridir.

HPV nasıl bulaşır?

  • Cinsel temas: Vajinal, anal ve oral ilişki. Penetrasyon şart değildir; genital bölgede deri teması da yeterlidir.
  • Belirtisiz taşıyıcılar: Virüsü taşıyan kişi çoğu zaman bunu bilmez ve belirti olmadan da bulaştırabilir.
  • Doğum sırasında: Nadiren anneden bebeğe geçer. Çocuklarda görülen ve solunum yollarında tekrarlayan papillomlarla seyreden nadir bir hastalığın nedeni budur.

Prezervatif riski azaltır ama tam koruma sağlamaz. Virüs, prezervatifin örtmediği deri bölgelerinden de bulaşabilir (DSÖ; NHS).

Belirtiler

HPV enfeksiyonlarının çoğu hiçbir belirti vermez. Belirti olduğunda en sık görülen bulgu genital siğillerdir:

  • Penis, skrotum, vulva, vajina, rahim ağzı, anüs çevresi veya kasıkta çıkabilir.
  • Tek ya da çok sayıda olabilir; düz veya karnabahar görünümündedir.
  • Genellikle ağrısızdır, bazen kaşıntı veya hafif kanama yapar.

Siğiller virüsle karşılaştıktan haftalar ya da aylar sonra ortaya çıkabilir (NHS). CDC kılavuzu bu sürenin yıllar da sürebileceğini belirtir. Bu yüzden enfeksiyonun ne zaman ve kimden geçtiği çoğu zaman kesin olarak bilinemez. Bir partnerde siğil çıkması, yeni bir bulaşma olduğu anlamına gelmez.

Yüksek riskli tiplerin yol açtığı hücresel değişiklikler ise genellikle belirti vermez. Kadınlarda bunlar ancak tarama testleriyle yakalanır.

Kadında ve erkekte HPV

Kadınlarda: tarama hayat kurtarır

Rahim ağzı kanseri, HPV ile ilişkili kanserler arasında rutin taraması önerilen tek kanserdir (CDC, 2021). DSÖ, kadınların 30 yaşından itibaren 5–10 yılda bir HPV testiyle taranmasını önerir. HIV ile yaşayan kadınlarda tarama 25 yaşında başlar ve 3 yılda bir yapılır.

Türkiye'de Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında rahim ağzı kanseri taraması HPV-DNA testiyle ücretsiz olarak yapılmaktadır. Testi Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ile aile hekimleri aracılığıyla yaptırabilirsiniz. Size uygun yaş aralığını ve tarama sıklığını aile hekiminize sorabilirsiniz.

Erkeklerde: tanı muayeneyle konur

Erkekler için onaylanmış rutin bir HPV tarama testi yoktur. Penis, anüs ve ağız-boğaz kanserleri için de rutin HPV taraması önerilmez (CDC, 2021). Erkekte HPV genellikle görünür bir siğil ya da şüpheli bir lezyonla fark edilir ve üroloji ya da dermatoloji muayenesiyle değerlendirilir. Gerekirse lezyondan biyopsi alınır.

Genital siğili olan birinin partnerine sırf bu nedenle HPV testi yapılması önerilmez (CDC, 2021). Partnerin muayene edilmesi ve kadın partnerin rahim ağzı taramasını aksatmaması daha yararlıdır.

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Polikliniğimizde HPV'ye bağlı genital siğilleri sık görüyoruz. Bu siğiller sık tekrarlayabildiği için tanı erken konmalı, tedaviye gecikmeden başlanmalı ve tedaviden sonra hasta yakından takip edilmelidir. Tedavilerin bir kısmı evde uygulanabilir, bir kısmını ise mutlaka hekim yapmalıdır; bu yüzden şikâyetiniz varsa konunun uzmanına muayene olun. Aşı konusunu da doktorunuzla birlikte değerlendirin: aşıdan sonra yorgunluk ve baş ağrısı gibi yan etkiler görülebilir, ancak bunlar geçicidir.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, HPV Virüsü ve Genital Siğiller: Belirtileri, Kanser Riski, Tedavisi ve Aşılar (YouTube)

Tanı

  • Genital siğil: Tanı çoğunlukla muayeneyle konur. Görünümü olağan dışı olan, tedaviye yanıt vermeyen, renkli ya da sertleşmiş lezyonlardan biyopsi alınır.
  • HPV testi: Siğil tanısı koymak için önerilmez. Sonucu tanıyı doğrulamaz ve tedaviyi değiştirmez (CDC, 2021).
  • Rahim ağzı taraması: HPV-DNA testi tek başına ya da hücre incelemesiyle (Pap smear) birlikte yapılır. Sonuca göre hekim kolposkopi (rahim ağzının büyüteçle incelenmesi) isteyebilir.

Tedavi

HPV'yi vücuttan tamamen yok eden bir ilaç yoktur. Tedavi, virüsün oluşturduğu siğillere ve rahim ağzındaki öncü lezyonlara yöneliktir. Tedavi edilmeyen siğiller kendiliğinden geçebilir, olduğu gibi kalabilir ya da büyüyüp çoğalabilir (CDC, 2021). Yöntem; siğillerin sayısına, büyüklüğüne, yerine ve hastanın tercihine göre hekimle birlikte seçilir.

Hastanın evde uyguladığı reçeteli tedaviler

  • İmikimod krem
  • Podofilotoksin solüsyon veya jel
  • Sinekatekin merhem

Hekimin uyguladığı tedaviler

  • Kriyoterapi (sıvı azotla dondurma)
  • Cerrahi çıkarma: eksizyon, küretaj, elektrokoter veya lazer
  • %80–90'lık trikloroasetik asit (TCA) uygulaması

Bunlarla sonuç alınamayan durumlarda lezyon içine interferon, fotodinamik tedavi veya topikal sidofovir gibi seçenekler kullanılabilir (CDC, 2021). Difenilsiklopropenon veya 5-FU kombinasyonları gibi tedaviler kılavuzların standart listesinde yer almaz; yalnızca seçilmiş hastalarda uzman merkezlerde uygulanır.

Önemli: Eczanede el ve ayak siğilleri için satılan ürünler genital bölgede kullanılmamalıdır (NHS). Siğiller tedaviden sonra, özellikle ilk 3 ayda tekrarlayabilir (CDC, 2021). Bu nedenle kontrolleri aksatmamak gerekir.

HPV aşısı

Aşı, HPV'den korunmanın en etkili yoludur. En iyi koruma, kişi virüsle karşılaşmadan, yani cinsel hayat başlamadan önce yapıldığında elde edilir.

  • Gardasil 9: 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52 ve 58 tiplerine karşı koruma sağlar. Hem siğillere hem de kansere yol açan tiplerin çoğunu kapsar.
  • Gardasil (4 değerlikli): 6, 11, 16 ve 18 tiplerine karşı koruma sağlar.
  • Cervarix: Kanserle ilişkili 16 ve 18 tiplerine karşı koruma sağlar.

Kaç doz? DSÖ'nün 2022 önerisine göre 9–20 yaş arasında 1 veya 2 doz, 21 yaş ve üzerinde 6 ay arayla 2 doz yeterlidir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere ise mümkünse 3 doz yapılır. Bazı ülkeler aşıyı kız ve erkek çocuklara birlikte uygular. Örneğin Birleşik Krallık'ta 12–13 yaşındaki tüm çocuklara aşı yapılmaktadır (NHS).

Türkiye'de HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması ve ücretsiz uygulanması son yıllarda gündemdedir. Güncel durumu aile hekiminizden öğrenebilirsiniz.

Aşı sonrasında enjeksiyon yerinde ağrı, kızarıklık, baş ağrısı, hafif ateş ve yorgunluk gibi geçici yan etkiler görülebilir. Aşı mevcut bir enfeksiyonu tedavi etmez. Aşılı kadınların da rahim ağzı taramasına devam etmesi gerekir.

Korunmak için yapılabilecekler

  • Uygun yaşta aşı olmak
  • Her ilişkide prezervatif kullanmak (tam koruma sağlamasa da riski azaltır)
  • Sigarayı bırakmak: Sigara, HPV enfeksiyonunun seyrini olumsuz etkileyen etkenlerden biridir
  • Kadınlarda rahim ağzı taramasını önerilen aralıklarla yaptırmak
Ne zaman doktora başvurmalı?
  • Genital veya anal bölgede yeni bir kabarıklık, siğil ya da yara fark ederseniz
  • İlişki sonrasında ya da adet dönemi dışında kanama olursa
  • Partnerinize genital siğil tanısı konduysa
  • Tedavi edilen siğiller tekrarladıysa

Değerlendirme için kadın hastalıkları ve doğum, üroloji, dermatoloji veya enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

HPV kendiliğinden geçer mi?

Çoğu zaman evet. Enfeksiyonların yaklaşık %90'ı bir iki yıl içinde bağışıklık sistemi tarafından temizlenir (DSÖ). Kalıcı olan az sayıdaki enfeksiyon takip gerektirir.

Siğilim tedavi edildi, virüs de gitti mi?

Tedavi görünür siğili ortadan kaldırır ama virüsü yok etmez. Siğiller özellikle ilk aylarda tekrarlayabilir. Zamanla bağışıklık sistemi enfeksiyonu çoğu kişide kontrol altına alır.

Erkekler için HPV testi var mı?

Erkeklere yönelik onaylı bir rutin tarama testi yoktur. Erkekte tanı, görünür lezyonların muayenesiyle ve gerekirse biyopsiyle konur.

Yetişkinler HPV aşısı olabilir mi?

Olabilir. Ancak aşının yararı daha önce karşılaşılmamış tiplere karşı olduğundan, yetişkinlerde aşının ne kadar yarar sağlayacağı kişiden kişiye değişir. Yaşınızı ve sağlık durumunuzu hekiminizle değerlendirin.

HPV pozitif çıktım, kanser olacak mıyım?

Hayır, HPV'si olan kişilerin çok küçük bir kısmında kanser gelişir. Yüksek riskli tip saptandıysa önerilen takip planına uymak, olası değişikliklerin erken ve tedavi edilebilir dönemde yakalanmasını sağlar.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). Human papillomavirus and cancer. Bilgi notu, 5 Mart 2024.
  2. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). One-dose HPV vaccine offers solid protection against cervical cancer. 11 Nisan 2022.
  3. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC). Sexually Transmitted Infections Treatment Guidelines, 2021: Anogenital Warts.
  4. NHS (Birleşik Krallık). Genital warts ve HPV vaccine.
  5. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. Kanser taramaları.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Sıvı Biyopsi: Kan Testiyle Kanser Takibi, Kullanım Alanları ve Sınırları

Sıvı biyopsi: laboratuvarda analiz için bekleyen kan tüpleri

Sıvı biyopsi, tümörden kana geçen DNA parçalarının, tümör hücrelerinin veya başka belirteçlerin bir kan örneğinde incelenmesidir. Bugün en yerleşik kullanımı, kanser tanısı konmuş hastalarda tedaviyi yönlendirecek gen değişikliklerini bulmak ve tedavinin seyrini izlemektir. Sağlıklı bir kişide tek bir kan testiyle "bütün kanserleri" yakalayan ve onay almış bir test ise henüz yoktur.

Sosyal medyada "10 damla kanla 12 kanser teşhisi" gibi başlıklarla duyurulan testler, çoklu kanser erken tanı testleridir. ABD'de bu testlerin hiçbiri henüz FDA onayı almamıştır (NCI). Bu yazıda sıvı biyopsinin bugün neyi yapabildiğini, neyi yapamadığını ve sonuçlarının nasıl yorumlanması gerektiğini anlatıyoruz.

Sıvı biyopsi nasıl çalışır?

Tümör hücreleri yenilenirken ve ölürken DNA'larının küçük parçaları kana karışır. Bu parçalara dolaşımdaki tümör DNA'sı (ctDNA) denir. Kandan alınan örnekte şunlar incelenebilir:

  • ctDNA: Tümöre özgü mutasyonlar ve DNA'daki kimyasal işaretler (metilasyon)
  • Dolaşımdaki tümör hücreleri: Kana geçmiş kanser hücreleri
  • Diğer belirteçler: Hücrelerin salgıladığı küçük keseler (eksozomlar) ve RNA

İşlem hasta için standart bir kan alımıdır. Asıl iş laboratuvarda, yeni nesil dizileme (NGS) gibi çok hassas yöntemlerle yapılır. Mesane kanseri gibi bazı kanserlerde kan yerine idrar örneği kullanan sıvı biyopsi testleri de araştırılmaktadır.

Bugün nerelerde kullanılıyor?

1. Tedavi seçimi

İleri evre akciğer, meme ve kalın bağırsak kanseri gibi hastalıklarda bazı ilaçlar yalnızca belirli bir gen değişikliği olan hastalarda işe yarar. Doku biyopsisi alınamadığında veya yetersiz kaldığında, bu değişiklik kandan aranabilir. FDA, bu amaçla kullanılan bazı sıvı biyopsi testlerini "eşlikçi tanı testi" olarak onaylamıştır (FDA).

2. Tedavinin izlenmesi

Kan örneği kolayca tekrarlanabildiği için tümörün tedaviye yanıtı ve zamanla ortaya çıkan ilaç direnci izlenebilir. Ameliyat sonrasında kalıntı hastalığı ve nüksü erken saptama amaçlı kullanımlar ise hâlâ araştırma aşamasındadır.

3. Kalın bağırsak kanseri taraması

FDA, 2024'te 45 yaş ve üzeri, ortalama riskli yetişkinlerde kalın bağırsak kanseri taraması için ilk kan testini onayladı. Bu testin dayandığı çalışmada test kanserlerin %83'ünü yakaladı. Ancak kansere dönüşebilecek ileri poliplerin yalnızca %13'ünü saptayabildi (NEJM, 2024). Kolonoskopi ise polipleri hem bulur hem de aynı seansta çıkarır. Bu yüzden kan testi kolonoskopinin yerini tutmaz. Kan testi pozitif çıkarsa kolonoskopi yapılması gerekir.

"Tek kan testiyle onlarca kanser" iddiası

Çoklu kanser erken tanı testleri, bir kan örneğinde birçok kanser türünün izini aynı anda aramayı hedefler. Bu testlerle ilgili bilinmesi gerekenler:

  • ABD'de FDA onaylı çoklu kanser testi yoktur. Bazı şirketler bu testleri kendi laboratuvarlarında geliştirdikleri testler olarak satmaktadır (NCI).
  • Bazı testlerin aldığı FDA "çığır açan cihaz" (Breakthrough Device) statüsü bir onay değildir. Testin FDA'nın kapsamlı onay incelemesinden geçtiği anlamına gelmez (NCI).
  • Bu testlerin kanserden ölümü azaltıp azaltmadığı henüz bilinmiyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü bu soruyu yanıtlamak için 2025'te Vanguard çalışmasını başlattı. Çalışmaya katılan herkesin standart taramalarına devam etmesi isteniyor (NCI).
  • Erken evre kanserler kana çok az DNA bırakır. Bu yüzden testin negatif çıkması kanser olmadığını göstermez. Yanlış pozitif sonuçlar da gereksiz kaygıya ve gereksiz tetkiklere yol açabilir.

Sınırlamaları

SınırlamaAçıklama
Düşük ctDNA düzeyiErken evre ve küçük tümörlerde kana geçen DNA miktarı ölçülemeyecek kadar az olabilir.
Yanlış negatifKanser varken test hiçbir şey bulamayabilir.
Yanlış pozitifYaşla birlikte kan hücrelerinde biriken bazı mutasyonlar tümör kaynaklı sanılabilir.
Kesin tanı koymazKanserin türü ve derecesi için hâlâ doku biyopsisi gerekir.
Maliyet ve erişimTestlerin çoğu pahalıdır ve her merkezde yapılmaz.
Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Sıvı biyopsi testleri çok küçük tümörleri bile yakalayabilme potansiyeli taşır, ancak yanlış pozitif ve yanlış negatif sonuç verebilir; çünkü kanda yalnızca tümör DNA'sı değil, sağlıklı hücrelerin DNA'sı da dolaşır. Bu testlerin çoğu SGK kapsamında değildir ve bir kısmı hâlâ araştırma aşamasındadır. Ailenizde kanser öyküsü varsa bu testleri doktorunuzla konuşun; test yaptırdıysanız sonucun bir onkolog tarafından yorumlanması gerekir. Yalnızca testi yaptırmakla iş bitmez.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, 10 Damla Kan ile 12 Kanser Türünü Erken Teşhis Etmek Mümkün mü? | Sıvı Biyopsi ve Erken Teşhis (YouTube)

Ne zaman hekime danışmalı?
  • Kendi isteğinizle ticari bir kanser kan testi yaptırmayı düşünüyorsanız: önce hangi soruya yanıt aradığınızı hekiminizle konuşun
  • Böyle bir testin sonucu pozitif ya da şüpheli çıktıysa
  • Kanser tedavisi görüyorsanız ve doku biyopsisi alınamıyorsa: sıvı biyopsinin size uygun olup olmadığını onkoloğunuza sorun

Mamografi, rahim ağzı taraması ve kalın bağırsak taraması gibi kanıtlanmış taramaları sıvı biyopsi yüzünden ertelemeyin.

Sık sorulan sorular

Sıvı biyopsi kanser tanısı koyar mı?

Hayır. Sonuç, muayene, görüntüleme ve gerektiğinde doku biyopsisiyle birlikte değerlendirilir. Kesin tanı için doku incelemesi gerekir.

Testim negatif çıktı, kanser olmadığından emin olabilir miyim?

Hayır. Özellikle erken evrede tümör kana yeterli DNA bırakmayabilir. Negatif sonuç, size önerilen tarama programını değiştirmez.

Doku biyopsisinin yerine geçer mi?

Hayır. Ancak doku biyopsisi alınamayan ya da yetersiz kalan bazı hastalarda tedaviyi yönlendirecek bilgiyi sağlayabilir.

İşlem ağrılı mı?

Hayır. Hasta için sıradan bir kan alımıdır.

Kaynaklar

  1. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI). Questions and Answers about Multi-Cancer Detection Tests.
  2. NCI. Vanguard Study.
  3. Chung DC ve ark. A Cell-free DNA Blood-Based Test for Colorectal Cancer Screening. N Engl J Med 2024;390:973–983.
  4. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA). List of Cleared or Approved Companion Diagnostic Devices.
  5. Understanding the Landscape of Multi-Cancer Detection Tests: The Current Data and Clinical Considerations. PMC, 2024.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Long COVID: Belirtileri, Etkilediği Sistemler ve Toparlanma Süreci

Long COVID: kanepede yorgun şekilde dinlenen kadın

Long COVID ya da Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) adlandırmasıyla "COVID-19 sonrası durum", enfeksiyondan sonra geçmeyen ya da yeni ortaya çıkan belirtilerin aylarca sürmesidir. DSÖ tanımına göre belirtiler genellikle COVID-19'dan sonraki 3 ay içinde başlar, en az 2 ay sürer ve başka bir hastalıkla açıklanamaz. COVID-19 geçiren her 100 kişiden yaklaşık 6'sında bu tablo gelişir. Hastalığı hafif geçirenlerde de görülebilir (DSÖ, 2025).

Bu yazıda Long COVID'in en sık belirtilerini, etkileyebildiği vücut sistemlerini, risk faktörlerini ve toparlanma sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyoruz.

En sık belirtiler

DSÖ'nün en sık saydığı belirtiler:

  • Yorgunluk
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Nefes darlığı
  • Baş ağrısı
  • Düşünme ve odaklanma güçlüğü (halk arasında "beyin sisi")
  • Tat alma değişikliği
  • Uyku bozukluğu, depresyon ve kaygı

Egzersiz sonrası kötüleşme önemli bir özelliktir. Bazı hastalarda fiziksel ya da zihinsel bir eforun ardından, çoğu zaman bir gün sonra belirtiler belirgin şekilde ağırlaşır. Belirtiler dalgalı seyredebilir, iyi günleri kötü günler izleyebilir.

Etkileyebildiği vücut sistemleri

Long COVID tek bir organla sınırlı değildir. Bildirilen bulgular sistemlere göre şöyle özetlenebilir:

SistemBildirilen bulgular
Sinir sistemiBeyin sisi, unutkanlık, baş ağrısı, uyuşma-karıncalanma, uyku bozukluğu
SolunumGeçmeyen öksürük, nefes darlığı, efor kapasitesinde azalma
Kalp-damarÇarpıntı, göğüs ağrısı, ayağa kalkınca nabzın aşırı hızlanması (POTS)
Ruh sağlığıKaygı, depresyon, travma sonrası strese benzer belirtiler
Kas-iskeletKas ve eklem ağrıları, kronik yorgunluk sendromuna (ME/KYS) benzer tablo
Sindirimİshal, bulantı, karın ağrısı, şişkinlik, iştahsızlık
Kulak-burun-boğazUzun süren tat ve koku kaybı, kulak çınlaması, baş dönmesi
CiltSaç dökülmesi, döküntüler
ÜremeKadınlarda adet düzensizliği; erkeklerde testosteron düşüklüğü ve geçici sperm kalitesi bozulması bildirilmiştir
İdrar yollarıSık idrara çıkma, gece idrara kalkma, sıkışma hissi

Bu belirtilerin birçoğu başka hastalıklarda da görülür. Bu yüzden Long COVID tanısı, diğer olası nedenler araştırılıp dışlandıktan sonra konur. Tek başına tanı koyduran bir kan testi ya da görüntüleme yöntemi yoktur.

Neden uzun sürüyor?

Kesin mekanizma bilinmiyor. Araştırılan başlıca olasılıklar şunlardır:

  • Vücutta düşük düzeyde kalan virüs parçaları
  • Süregen iltihaplanma ve bağışıklık sisteminin kendi dokularına yönelmesi
  • Damar iç yüzeyinde hasar ve küçük pıhtılar
  • Otonom sinir sisteminin dengesinin bozulması

Bu mekanizmaların hiçbiri tek başına tüm tabloyu açıklamıyor. Muhtemelen kişiden kişiye farklı birleşimlerle rol oynuyorlar.

Kimlerde daha sık görülür?

DSÖ'nün saydığı risk grupları:

  • Kadınlar ve ileri yaştakiler
  • Sigara içenler
  • Fazla kilolu ve obez kişiler
  • Kronik hastalığı olanlar
  • COVID-19'u tekrar tekrar geçirenler
  • Hastanede ya da yoğun bakımda yatanlar

Bu gruplarda olmayanlarda da Long COVID gelişebilir. DSÖ'ye göre iki doz aşı, Long COVID gelişme olasılığını azaltıyor görünmektedir.

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Long COVID yalnızca akciğerleri değil, kulak burun boğazdan mesaneye kadar pek çok sistemi etkileyebilir. Tat ve koku kaybı, kulak çınlaması, baş dönmesi, sık idrara çıkma ve gece idrara kalkma gibi şikâyetler aylarca sürebilir. Bugün için long COVID'in özgül bir tedavisi yoktur; tedavi şikâyetlere göre ve farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalıştığı bir yaklaşımla yürütülür. Solunum fizyoterapisi, psikososyal destek ve hafif egzersizle yürütülen rehabilitasyon bu hastalara yardımcı olur; hastaların yakından izlenmesi önemlidir.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, Long Covid Vücudu Nasıl Yok Ediyor? Beyin Sisinden Kalp Çarpıntısına (YouTube)

Toparlanma sürecinde neler yapılabilir?

Long COVID'e özgü, kanıtlanmış tek bir tedavi henüz yoktur. Yaklaşım belirtilere göre planlanır ve gerekirse birden çok uzmanlık alanı birlikte çalışır. DSÖ'nün önerdiği temel adımlar:

  • Dinlenme, uyku ve enerji yönetimi: Günü planlamak, ağır işleri bölmek, kendinizi tüketmeden önce mola vermek
  • Atakları yönetmek: Kötüleşmeyi tetikleyen durumları belirlemek, atak sırasında aktiviteyi geçici olarak azaltmak ve atak geçmeden olağan temponuza dönmemek
  • Belirtiye yönelik tedavi: Ağrı, uyku bozukluğu, kaygı gibi belirtiler için hekim kontrolünde ilaç
  • Rehabilitasyon: Solunum fizyoterapisi, gerekiyorsa iş ve ev ortamında düzenlemeler
  • Psikolojik destek: Uzun süren belirsizlik, iş ve sosyal hayattaki kayıplar ruh sağlığını etkileyebilir

Egzersizde dikkat: Egzersiz sonrası belirgin kötüleşme yaşayanlarda aktiviteyi hızla artırmak belirtileri ağırlaştırabilir. Aktivite planınızı hekiminiz veya fizyoterapistinizle birlikte yapın.

Ne zaman doktora başvurmalı?
  • Hemen (112): Göğüs ağrısı, istirahatte nefes darlığı, bayılma, konuşma bozukluğu ya da vücudun bir yarısında güçsüzlük
  • Yorgunluk, nefes darlığı veya odaklanma güçlüğü günlük hayatınızı etkiliyorsa
  • Çarpıntı ya da ayağa kalkınca baş dönmesi tekrarlıyorsa
  • Belirtiler 2 aydan uzun sürüyorsa

Sık sorulan sorular

Long COVID ne kadar sürer?

Kişiden kişiye değişir. Çoğu kişide belirtiler aylar içinde azalır, bazı kişilerde ise daha uzun sürer. Süreyi önceden kestirmek mümkün değildir.

Hafif COVID geçirdim, yine de Long COVID olabilir mi?

Evet. Ağır geçirenlerde daha sık görülse de hafif geçirenlerde de gelişebilir.

Long COVID'in testi var mı?

Tek başına tanı koyduran bir test yoktur. Hekim, belirtilerinize neden olabilecek diğer hastalıkları araştırır ve tanıyı buna göre koyar.

Aşı Long COVID'den korur mu?

Tam koruma sağlamaz, ancak DSÖ'ye göre iki doz aşı Long COVID gelişme olasılığını azaltıyor görünmektedir.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). Post COVID-19 condition (long COVID). Bilgi notu, 26 Şubat 2025.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Karaciğer Yağlanması (MASLD): Nedenleri, Tanısı ve Güncel Tedavi Yaklaşımı

Karaciğer yağlanması: zeytinyağı ve sebzelerle yemek hazırlığı

Karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinin %5'inden fazlasında yağ birikmesidir. En sık nedeni fazla kilo, insülin direnci ve tip 2 diyabet gibi metabolik sorunlardır. 2023'te uluslararası bir uzlaşıyla hastalığın adı "alkole bağlı olmayan yağlı karaciğer hastalığı"ndan (NAFLD) "metabolik disfonksiyonla ilişkili steatotik karaciğer hastalığı" (MASLD) olarak değiştirildi. Yeni ad, sorunun kaynağının metabolizma olduğunu vurguluyor.

ABD'de yetişkinlerin yaklaşık dörtte biri bu durumla yaşıyor. Tip 2 diyabetlilerin üçte biri ile üçte ikisinde, ağır obezlerin ise %90'ından fazlasında görülüyor (NIDDK). Çoğu kişide yıllarca belirti vermez. Bu yazıda kimlerin risk altında olduğunu, hastalığın nasıl değerlendirildiğini ve neyin gerçekten işe yaradığını anlatıyoruz.

Türleri ve yeni adlandırma

  • MASLD: Karaciğerde yağ birikimi ile birlikte en az bir metabolik risk etkeni (fazla kilo veya bel çevresi artışı, yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon, yüksek trigliserid ya da düşük HDL) bulunan durum.
  • MASH: Yağlanmaya karaciğerde iltihap ve hücre hasarının eşlik ettiği, fibrozise (dokunun sertleşmesine) ilerleyebilen form. Eski adı NASH'tir.
  • MetALD: Metabolik risk etkenlerine ek olarak düzenli ve orta düzeyde alkol tüketimi olan grup.
  • Alkole bağlı karaciğer hastalığı: Yağlanmanın asıl nedeni yoğun alkol tüketimidir.

Nedenler ve risk etkenleri

  • Fazla kilo ve özellikle karın bölgesinde yağlanma
  • Tip 2 diyabet ve insülin direnci
  • Yüksek trigliserid ve kolesterol
  • Yüksek tansiyon ve hareketsiz yaşam
  • İlave şekerden, özellikle fruktozlu içeceklerden zengin beslenme
  • Alkol

Normal kilolu kişilerde de yağlanma görülebilir. Bu durumda genetik yatkınlık ve karın içi yağlanma rol oynar. Hızlı kilo verme, uzun süreli açlık ve bazı ilaçlar da karaciğerde yağlanmaya yol açabilir. Bu ilaçlar arasında kortikosteroidler, tamoksifen, amiodaron ve metotreksat sayılabilir.

Belirtiler

Erken dönemde çoğunlukla belirti yoktur. Hastalık genellikle başka bir nedenle yapılan kan tahlilinde karaciğer enzimlerinin yüksek çıkmasıyla ya da ultrasonda tesadüfen fark edilir. Bazı kişilerde yorgunluk ve karnın sağ üst bölümünde dolgunluk hissi olabilir.

Siroz gelişmişse şu belirtiler ortaya çıkabilir:

  • Ciltte ve gözlerde sararma, koyu renkli idrar
  • Karında ve bacaklarda şişlik
  • Kolay morarma ve kanama
  • Kanlı kusma veya siyah dışkı

Son iki belirti acil tedavi gerektirir.

Tanı: yağın kendisinden çok fibrozis önemli

Ultrason yağlanmayı gösterir ama hastalığın ne kadar ilerlediğini göstermez. Uzun vadede karaciğerin geleceğini belirleyen asıl şey fibrozisin derecesidir. Bu nedenle risk altındaki kişilerde değerlendirme adım adım yapılır (AASLD, 2023):

  1. FIB-4 skoru: Yaş, iki karaciğer enzimi (AST, ALT) ve trombosit sayısıyla hesaplanan basit bir skordur. Düşük çıkarsa ileri fibrozis olasılığı düşüktür.
  2. Elastografi: Skor ara veya yüksek değerdeyse karaciğerin sertliği elastografiyle (örneğin FibroScan) ölçülür.
  3. Biyopsi: Yalnızca tanının belirsiz kaldığı seçilmiş hastalarda gerekir.

Yağlanmanın viral hepatit (B ve C), otoimmün hepatit, Wilson hastalığı, hemokromatoz ve ilaç yan etkisi gibi diğer nedenlerden ayırt edilmesi de tanının parçasıdır.

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Karaciğer yağlanmasında tedavinin ilk adımı sağlıklı ve dengeli beslenmek, kilo vermek ve alkolü bırakmaktır. Çalışmalar, vücut ağırlığının %5'ini vermenin iyileşmeyi başlattığını, %10'unu vermenin ise karaciğerdeki hastalığı geriletebildiğini gösteriyor. Rafine şekeri, glikoz-fruktoz şuruplarını, fast food tarzı ve endüstriyel ürünleri hayatınızdan çıkarın; meyveyi de içerdiği fruktoz nedeniyle ölçülü tüketin. Günde en az 30 dakika tempolu yürüyün ve kas kütlenizi artıran egzersizler yapın. "Karaciğerimde yağlanma var, ne olacak" deyip geçmeyin; diyabet gibi eşlik eden hastalıklarınız varsa süreci doktorunuzla birlikte yönetin.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, Karaciğer Yağlanması Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri (YouTube)

Tedavi: en etkili ilaç kilo kaybı

Yaşam tarzı değişikliği tedavinin temelidir. Kanıtlar, kilo kaybının karaciğer üzerindeki etkisinin verilen kiloyla orantılı olduğunu gösteriyor (AASLD, 2023):

  • Vücut ağırlığının yaklaşık %5'ini vermek karaciğerdeki yağı azaltır.
  • %7–10 kilo kaybı karaciğerdeki iltihabı geriletebilir.
  • %10 ve üzeri kilo kaybı fibroziste düzelmeyle ilişkilidir.

Kiloyu ayda birkaç kilo gibi kademeli vermek önerilir; çok hızlı kilo kaybı karaciğeri zorlayabilir. Egzersiz, kilo kaybı az olsa bile karaciğer yağını azaltır. Alkol, MASLD'li kişilerde hastalığın ilerlemesini hızlandırır; özellikle fibrozisi olanların alkolü tamamen bırakması önerilir.

İlaçlar: Eşlik eden diyabet, kolesterol ve tansiyon tedavi edilmelidir. Kolesterol ilaçları (statinler) yağlı karaciğeri olan hastalarda güvenle kullanılabilir ve kalp-damar riskini azaltır. ABD'de FDA, siroz gelişmemiş ve orta-ileri fibrozisi olan MASH hastaları için iki ilaca hızlandırılmış onay verdi: 2024'te resmetirom ve 2025'te semaglutid. Bu ilaçların uzun dönem sonuç çalışmaları sürüyor. Kimin bu tedavilere uygun olduğuna gastroenteroloji veya hepatoloji uzmanı karar verir.

Beslenme önerileri

  • Şekerli içecekleri ve ilave şekeri azaltın
  • Sebze, baklagil, tam tahıl ve balıktan zengin, zeytinyağı ağırlıklı bir düzen (Akdeniz tipi beslenme) seçin
  • İşlenmiş et ve hazır gıdaları sınırlayın
  • Düzenli kahve tüketimi, gözlem çalışmalarında daha az fibrozisle ilişkili bulunmuştur. Kahve içiyorsanız şekersiz tercih edin.

"Karaciğer detoksu" diye satılan takviyelerin yararı kanıtlanmamıştır. Bazı bitkisel ürünler ise karaciğere zarar verebilir.

Ne zaman doktora başvurmalı?
  • Hemen: Kanlı kusma, siyah dışkı, bilinç bulanıklığı
  • Ciltte veya gözlerde sararma, karında şişlik
  • Ultrasonda yağlanma saptandıysa: fibrozis değerlendirmesi için
  • Tip 2 diyabetiniz veya obeziteniz varsa: karaciğerinizin değerlendirilmesini isteyin

Sık sorulan sorular

Karaciğer yağlanması geçer mi?

Erken dönemde, kilo kaybı ve yaşam tarzı değişikliğiyle yağlanma belirgin şekilde azalabilir, hatta kaybolabilir. Fibrozis de kısmen gerileyebilir.

Zayıf insanlarda da olur mu?

Evet. Genetik yatkınlık, karın içi yağlanma, insülin direnci ve bazı ilaçlar normal kilolu kişilerde de yağlanmaya yol açabilir.

Hangi doktora gitmeliyim?

İlk değerlendirmeyi aile hekiminiz veya dahiliye uzmanı yapabilir. Fibrozis şüphesi varsa gastroenteroloji veya hepatoloji uzmanına yönlendirilirsiniz.

Karaciğer yağlanması kansere dönüşür mü?

Basit yağlanmada risk düşüktür. İleri fibrozis ve siroz gelişen hastalarda karaciğer kanseri riski artar. Bu hastalar düzenli takip edilir.

Kaynaklar

  1. ABD Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü (NIDDK). Definition & Facts of NAFLD & NASH.
  2. Rinella ME ve ark. AASLD Practice Guidance on the clinical assessment and management of nonalcoholic fatty liver disease. Hepatology 2023;77:1797–1835.
  3. Rinella ME ve ark. A multisociety Delphi consensus statement on new fatty liver disease nomenclature. Hepatology 2023.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Magnezyum: Günlük İhtiyaç, Eksiklik Belirtileri ve Takviye Kullanırken Dikkat Edilecekler

Magnezyum kaynakları: ıspanak yaprakları ve avokado

Magnezyum, vücutta 300'den fazla biyokimyasal tepkimede görev alan bir mineraldir. Kas ve sinirlerin çalışması, kalbin düzenli atması, kan şekerinin dengelenmesi, protein ve enerji üretimi ile kemik sağlığı için gereklidir (MedlinePlus). Sağlıklı kişilerde belirgin eksikliği nadirdir. Ancak bazı hastalıklarda ve bazı ilaçları uzun süre kullananlarda eksiklik riski artar.

Bu yazıda günlük ne kadar magnezyuma ihtiyaç duyduğumuzu, hangi besinlerden alabileceğimizi, eksiklik ve fazlalık belirtilerini ve takviye kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyoruz.

Magnezyum ne işe yarar?

  • Kasların kasılıp gevşemesine ve sinir iletimine katkıda bulunur.
  • Kalp atımının düzenli olmasına yardımcı olur.
  • Kan şekerinin düzenlenmesinde görev alır.
  • Besinlerden enerji elde edilmesine ve protein yapımına katılır.
  • Kemik sağlığı için önemli hormonları üreten paratiroid bezlerinin çalışmasına yardım eder (NHS).
  • Bağışıklık sisteminin işleyişini destekler (MedlinePlus).

Vücuttaki magnezyumun yarıdan fazlası kemiklerde, geri kalanın büyük bölümü kas ve diğer yumuşak dokulardadır. Kanda ise toplam magnezyumun %1'inden azı bulunur. Bu yüzden kan tahlilindeki magnezyum değeri, vücuttaki toplam magnezyumu tam olarak yansıtmayabilir (NIH ODS). Değerlendirmeyi hekimin, belirtileri ve diğer tahlilleri birlikte ele alarak yapması gerekir.

Günlük ne kadar magnezyum gerekir?

ABD Ulusal Tıp Akademisi'nin önerdiği günlük miktarlar (MedlinePlus):

GrupYaşmg/gün
Erkek19–30400
Erkek31 ve üzeri420
Kadın19–30310
Kadın31 ve üzeri320
Gebe19–30 / 31–50350 / 360
EmzirenYetişkin310–360

Ülkelerin referans değerleri farklıdır. Örneğin Birleşik Krallık'ta 19–64 yaş arası erkekler için günde 300 mg, kadınlar için 270 mg önerilir (NHS).

Takviyeler için üst sınır: ABD'de takviye ve ilaçlardan alınan magnezyum için yetişkinlerde üst sınır günde 350 mg'dır. Bu sınıra besinlerden alınan magnezyum dahil değildir (NIH ODS). NHS de takviyelerden günde 400 mg'ı aşmamayı önerir; bunun üzerindeki dozlar kısa sürede ishale yol açabilir.

Magnezyumdan zengin besinler

Magnezyumun çoğunu koyu yeşil yapraklı sebzelerden alırız (MedlinePlus). Diğer iyi kaynaklar:

  • Yeşil yapraklı sebzeler: ıspanak, pazı
  • Kuruyemişler: badem, kaju, fındık, yer fıstığı
  • Tohumlar: kabak çekirdeği, chia, susam
  • Baklagiller ve soya: kuru fasulye, nohut, mercimek, tofu
  • Tam tahıllar: esmer pirinç, tam buğday ekmeği, darı
  • Meyveler: muz, kuru kayısı, avokado
  • Süt ve yoğurt

Yaklaşık değerlerle örnek vermek gerekirse: 30 gram kavrulmuş kabak çekirdeği yaklaşık 150 mg, 30 gram badem yaklaşık 80 mg, yarım su bardağı haşlanmış ıspanak yaklaşık 78 mg magnezyum içerir (NIH ODS). Bu üçü bir arada, yetişkin bir kadının günlük ihtiyacının büyük kısmını karşılar. Magnezyum içeriği yüksek maden sularının da katkısı olabilir. Etiketteki "mg/L" değerine bakabilirsiniz.

Kimler eksiklik açısından risk altında?

  • Alkol bağımlılığı olanlar
  • Crohn hastalığı, çölyak gibi bağırsak hastalıkları ya da mide-bağırsak ameliyatları nedeniyle emilim sorunu yaşayanlar
  • Tip 2 diyabet hastaları
  • Yaşlılar (MedlinePlus)
  • Uzun süre mide koruyucu (proton pompa inhibitörü) veya bazı idrar söktürücü ilaçlar kullananlar (NIH ODS)

Gebelik ve emzirme döneminde de ihtiyaç artar (yukarıdaki tabloya bakınız).

Eksiklik belirtileri

MedlinePlus'a göre eksiklik belirtileri evrelere göre değişir:

  • Erken dönem: iştahsızlık, bulantı, kusma, yorgunluk ve halsizlik
  • İlerlemiş dönem: el ve ayaklarda uyuşma-karıncalanma, kas krampları, nöbet, kişilik değişiklikleri ve kalp ritim bozuklukları
  • Ağır eksiklik: kanda kalsiyum ve potasyumun da düşmesi

Bu belirtiler başka birçok hastalıkta da görülür. Kas krampı ya da yorgunluk için kendi kendinize takviyeye başlamadan önce hekiminize danışın. Belirtinin asıl nedeni gözden kaçabilir.

Araştırılan konular: Magnezyumun tansiyon, kalp hastalığı ve tip 2 diyabet üzerindeki rolü araştırılmaktadır. Ancak bu hastalıklar için magnezyum takviyesi şu anda rutin olarak önerilmemektedir (MedlinePlus).

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Magnezyum kas ve sinir sisteminin dengeli çalışması, kemik sağlığı ve enerji metabolizması için önemlidir. Önce besinlerden almaya çalışın: çiya ve haşhaş tohumu, muz, avokado, soya ve diğer fasulyeler, esmer pirinç iyi kaynaklardır. Takviyeyi bilinçsizce kullanmayın; fazlası özellikle böbrek hastalığı olanlarda kalp ritim bozukluğu, bulantı, ishal ve tansiyon düşüklüğü yapabilir. Bazı kalp ilaçları ve antibiyotikler magnezyumla etkileşir; düzenli ilaç kullanıyorsanız takviyeye başlamadan önce mutlaka hekiminize danışın.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, Magnezyumun Mucizevi Etkileri: Sağlığınız İçin Bilmeniz Gerekenler! (YouTube)

Takviye türleri: ne biliyoruz?

Takviyeler magnezyumu farklı bileşikler halinde içerir. Küçük çalışmalar sitrat, aspartat, laktat ve klorür formlarının, oksit ve sülfat formlarına göre daha iyi emildiğini göstermektedir (NIH ODS). Diğer formlar için söylenenlerin çoğu henüz insanlarda iyi kanıtlanmamıştır:

FormBilinenler
Sitratİyi emilir; yüksek dozda bağırsakları yumuşatıcı etkisi belirginleşir.
Oksit, hidroksitEmilimi düşüktür; daha çok müshil ve mide asidini nötralize eden ilaç (antasit) olarak kullanılır.
SülfatHastanede damardan verilen formdur (örneğin gebelikteki bazı acil durumlarda).
Glisinat, malatMideyi daha az rahatsız ettiği belirtilir. Uyku, kaygı ve yorgunluk üzerindeki etkilerine ait insan çalışmaları sınırlıdır.
L-treonat, tauratBeyin sağlığıyla ilgili iddiaların büyük kısmı hayvan deneylerine ve küçük çalışmalara dayanır.

Hangi formun ve dozun size uygun olduğuna, kullandığınız ilaçları ve böbrek fonksiyonlarınızı bilen hekiminiz karar vermelidir.

Fazlası zararlı mı?

Böbrekleri sağlıklı olan kişilerde besinlerden alınan fazla magnezyum idrarla atılır. Sorun genellikle yüksek doz takviyelerle, magnezyum içeren müshil ve antasitlerle ve böbrek fonksiyonu azalmış kişilerde ortaya çıkar (MedlinePlus). Yüksek doz takviyenin ilk belirtileri ishal, bulantı ve karın krampıdır. Çok yüksek düzeylerde tansiyon düşmesi, kas güçsüzlüğü, solunum güçlüğü ve kalp ritim bozukluğu gelişebilir (NIH ODS).

İlaç etkileşimleri

  • Kemik erimesi ilaçları (bifosfonatlar): Magnezyum takviyesi veya antasitlerle aralarında en az 2 saat olmalıdır.
  • Tetrasiklin ve kinolon grubu antibiyotikler: Antibiyotik, magnezyumdan en az 2 saat önce ya da 4–6 saat sonra alınmalıdır.
  • İdrar söktürücüler: Bazıları (furosemid, tiyazidler) magnezyum kaybını artırır, bazıları (amilorid, spironolakton) azaltır.
  • Mide koruyucular (proton pompa inhibitörleri): Bir yıldan uzun kullanımda kan magnezyumu düşebilir (NIH ODS).
Ne zaman doktora başvurmalı?
  • Kas krampları çarpıntı, uyuşma ya da belirgin halsizlikle birlikteyse
  • Uzun süredir mide koruyucu veya idrar söktürücü kullanıyorsanız
  • Böbrek hastalığınız varsa: magnezyum takviyesine başlamadan önce
  • Takviye sonrasında geçmeyen ishal, baş dönmesi veya halsizlik olursa

Sık sorulan sorular

Kan tahlilim normal çıktı, yine de eksiklik olabilir mi?

Olabilir. Magnezyumun çok küçük bir kısmı kanda bulunduğu için kan değeri vücuttaki toplam miktarı her zaman yansıtmaz. Hekiminiz şikâyetlerinize, kullandığınız ilaçlara ve diğer tahlillere bakarak karar verir.

Besinlerle yeterli magnezyum alabilir miyim?

Çoğu sağlıklı yetişkin için evet. Her gün yeşil yapraklı sebze, bir avuç kuruyemiş veya tohum, baklagil ve tam tahıl tüketmek ihtiyacın büyük bölümünü karşılar.

Hangi magnezyum takviyesi en iyisi?

Herkes için tek bir en iyi form yoktur. Emilim, sindirim sistemi üzerindeki etkisi ve kullandığınız ilaçlar dikkate alınarak hekiminizle birlikte seçilmelidir.

Böbrek hastasıyım, magnezyum kullanabilir miyim?

Böbrek fonksiyonu azalmış kişilerde magnezyum vücutta birikebilir. Hekiminizin önerisi olmadan takviye, magnezyumlu müshil veya antasit kullanmayın.

Kaynaklar

  1. MedlinePlus (ABD Ulusal Tıp Kütüphanesi). Magnesium in diet. Gözden geçirme: 21 Ocak 2025.
  2. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri, Diyet Takviyeleri Ofisi (NIH ODS). Magnesium: Fact Sheet for Health Professionals.
  3. NHS (Birleşik Krallık). Vitamins and minerals: Others (Magnesium).
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Kalori ve Enerji Dengesi: Günlük İhtiyaç Nasıl Hesaplanır, Kilo Neden Doğrusal Değişmez?

Kalori: yumurta ve salata içeren iki tabak yemek

Kalori, besinlerden aldığımız ve vücudumuzun harcadığı enerjinin ölçü birimidir. Uzun vadede alınan enerji harcanandan fazlaysa kilo alınır, azsa kilo verilir. Ancak bu denge, çoğu zaman sanıldığı kadar basit bir toplama-çıkarma değildir. Vücut kilo değiştikçe harcamasını da ayarlar.

Bu yazıda kalorinin ne olduğunu, günlük enerji ihtiyacının nasıl tahmin edildiğini ve "1 kilo yağ = 7000 kalori" gibi yaygın kuralların sınırlarını anlatıyoruz.

Kalori nedir?

Beslenmede kullanılan "kalori" aslında kilokaloridir (kkal). 1 kkal, 1 litre suyun sıcaklığını 1 °C artırmak için gereken enerjidir. Bilimsel enerji birimi joule'dür: 1 kkal yaklaşık 4,2 kilojoule (kJ) eder. Ambalajlarda iki değer de yazılır.

Besinlerin enerji değerleri

Etiketlerde kullanılan değerler şöyledir (FAO):

  • Yağ: 9 kkal/gram
  • Alkol: 7 kkal/gram
  • Protein: 4 kkal/gram
  • Karbonhidrat: 4 kkal/gram

Laboratuvarda besin tamamen yakıldığında daha yüksek değerler ölçülür (örneğin protein için yaklaşık 5,7 kkal/g). Ancak vücut besinin bir kısmını sindiremez, proteinin bir kısmı da idrarla atılır. Etiket değerleri bu kayıplar düşülerek hesaplanır.

Günlük enerji ihtiyacı nelerden oluşur?

  1. Dinlenme metabolizması (%60–70): Kalbin atması, nefes alma, vücut ısısının korunması gibi temel işler için harcanan enerji.
  2. Besinlerin termik etkisi (yaklaşık %10): Yediklerimizi sindirmek ve işlemek için harcanan enerji. Proteinin termik etkisi karbonhidrat ve yağdan yüksektir.
  3. Fiziksel aktivite (kalan kısım): Egzersiz ve gün içindeki tüm hareketler. Kişiden kişiye en çok değişen bölümdür.

Dinlenme metabolizması nasıl hesaplanır?

Sağlıklı yetişkinlerde en sık kullanılan tahmin formülü Mifflin-St Jeor denklemidir (Mifflin, 1990):

  • Erkek: (10 × kilo) + (6,25 × boy cm) − (5 × yaş) + 5
  • Kadın: (10 × kilo) + (6,25 × boy cm) − (5 × yaş) − 161

Örnek: 40 yaşında, 165 cm boyunda, 65 kg ağırlığında bir kadın için sonuç 650 + 1031 − 200 − 161 = yaklaşık 1320 kkal/gün olur. Masa başı çalışan biri için bu değer yaklaşık 1,2 ile, orta derecede aktif biri için 1,5 ile çarpılarak günlük toplam ihtiyaç kabaca tahmin edilir. Formüller tahmin aracıdır; gerçek değer kişiden kişiye ±%10 veya daha fazla sapabilir.

Kas ve yağ dokusunun farkı

Dinlenme halinde 1 kg iskelet kası günde yaklaşık 13 kkal, 1 kg yağ dokusu ise yaklaşık 4,5 kkal harcar (Wang, 2010). Kas, yağdan yaklaşık üç kat fazla enerji harcar. Ama aradaki fark, sosyal medyada söylendiği kadar büyük değildir. Asıl enerji harcayan organlar karaciğer, beyin, kalp ve böbreklerdir. Yine de kas kütlesini korumak, özellikle yaşlanırken metabolizma, denge ve kemik sağlığı için önemlidir. Yaşla görülen metabolizma yavaşlamasının önemli bir nedeni kas kaybıdır.

"7000 kalori = 1 kilo" kuralı neden tutmaz?

1 kg yağ dokusunun yaklaşık 7000–7700 kkal enerji içerdiği doğrudur. Ancak günlük açığı bu sayıya bölerek kilo kaybını hesaplamak gerçeği yansıtmaz. Kilo verdikçe vücut daha az enerji harcar ve kilo kaybı zamanla yavaşlar.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nde geliştirilen matematiksel modele göre, günlük enerji alımında kalıcı olarak yapılan yaklaşık 24 kkal'lik (100 kJ) bir değişiklik, sonunda yaklaşık 1 kg kilo değişikliğine yol açar. Bu değişikliğin yarısı yaklaşık 1 yılda, %95'i ise yaklaşık 3 yılda gerçekleşir (Hall, 2011). Örneğin her gün 100 kkal'lik kalıcı bir azaltma, yıllar içinde yaklaşık 4 kg kilo kaybı demektir; ilk ayda değil.

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Yaş ilerledikçe kaslarımız erir, hareketimiz azalır ve bazal metabolizma hızımız düşer; aynı miktarda yemeye devam edersek fazlası yağ olarak birikir. Dışarıda yürüyüş ya da spor yapamıyorsanız evde, koltukta veya sandalyede yapacağınız hafif egzersizlerle de metabolizmanızı destekleyebilirsiniz; önemli olan bunları düzenli yapmaktır. Özellikle dışarıda yediğiniz fast food ürünlerinin kalorisini bilmek, günlük enerji dengenizi kurmanızı kolaylaştırır.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, Kaloriye Dayalı Beslenmenin Püf Noktaları: Nasıl Kilo Verilir, Nasıl Formda Kalınır? (YouTube)

Kalori saymadan önce bilinmesi gerekenler

  • Kalitenin de önemi var: Aynı kalorideki bir kutu gazlı içecek ile bir kâse mercimek çorbası, tokluk, kan şekeri ve besin değeri açısından çok farklıdır.
  • Etiketler yaklaşık değerdir: Hem etiketler hem de uygulamalardaki hesaplar hata payı içerir.
  • Sıvı kaloriler gözden kaçar: Şekerli içecekler, meyve suları ve alkol tokluk hissi vermeden ciddi enerji sağlar.
  • Uyku ve stres: Yetersiz uyku iştahı artırabilir.
  • Çok düşük kalorili diyetler: Hekim kontrolü olmadan uygulanmamalıdır.
Ne zaman bir uzmana danışmalı?
  • Diyabet, böbrek, kalp veya tiroid hastalığınız varsa ve diyet yapmak istiyorsanız
  • Gebe veya emziriyorsanız
  • Açıklanamayan kilo kaybı ya da kilo artışı yaşıyorsanız
  • Yeme bozukluğu öykünüz varsa veya kalori sayma kaygınızı artırıyorsa

Sık sorulan sorular

Kilo vermek için sadece kalori saymak yeterli mi?

Enerji dengesi belirleyicidir. Ancak sürdürülebilirlik; besinlerin kalitesine, tokluğa, uykuya ve alışkanlıklara bağlıdır. Çoğu kişi için kalıcı küçük değişiklikler, kısa süreli sert diyetlerden daha başarılıdır.

Metabolizmam neden yavaşladı?

Kilo verdikçe vücudun enerji harcaması azalır. Yaşla birlikte kas kütlesinin azalması da metabolizmayı yavaşlatır. Tiroid hastalığı gibi tıbbi nedenleri dışlamak için hekiminize danışabilirsiniz.

Kas yapmak metabolizmayı hızlandırır mı?

Hızlandırır, ancak etkisi sınırlıdır: 1 kg kas dinlenirken günde yaklaşık 13 kkal harcar. Kuvvet egzersizinin asıl yararı kas gücünü, kan şekeri kontrolünü ve kemik sağlığını korumasıdır.

Günde kaç kalori almalıyım?

Yaş, cinsiyet, boy, kilo ve aktiviteye göre değişir. Yukarıdaki formül kabaca bir başlangıç noktası verir. Kişisel hedef için diyetisyeninize danışın.

Kaynaklar

  1. FAO. Food energy – methods of analysis and conversion factors. FAO Food and Nutrition Paper 77, 2003.
  2. Mifflin MD ve ark. A new predictive equation for resting energy expenditure in healthy individuals. Am J Clin Nutr 1990;51:241–247.
  3. Wang Z ve ark. Specific metabolic rates of major organs and tissues across adulthood. Am J Clin Nutr 2010;92:1369–1377.
  4. Hall KD ve ark. Quantification of the effect of energy imbalance on bodyweight. Lancet 2011;378:826–837.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.

Botulinum Toksini: Botulizm Zehirlenmesinden Botoks Tedavisine

Botoks: klinikte yüz değerlendirmesi yapan uzman

Botulinum toksini, Clostridium botulinum bakterisinin ürettiği ve sinirden kasa giden uyarıyı engelleyen bir proteindir. Bilinen en güçlü zehirlerden biridir. Bozuk konserve gibi gıdalarla alındığında botulizm adı verilen, felce yol açabilen bir zehirlenmeye neden olur. Aynı molekül saflaştırılıp çok küçük dozlara seyreltildiğinde ise kontrollü olarak kullanılan bir ilaca dönüşür. "Botoks" adıyla bilinen bu ilaç hem estetikte hem de migren, aşırı terleme ve aşırı aktif mesane gibi tıbbi sorunların tedavisinde kullanılır.

Bu yazıda aynı toksinin bu iki yüzünü ele alıyoruz: botulizmden nasıl korunulur, tıbbi ve estetik uygulamalar nasıl çalışır ve kimler için uygun değildir.

Botulizm: gıda kaynaklı zehirlenme

Gıda kaynaklı botulizmin belirtileri genellikle toksinli gıdayı yedikten 12–36 saat sonra başlar. Bu süre 4 saat ile 8 gün arasında değişebilir (DSÖ, 2023).

  • İlk belirtiler: Belirgin yorgunluk, halsizlik ve baş dönmesi
  • Ardından: Bulanık veya çift görme, ağız kuruluğu, yutma ve konuşma güçlüğü
  • İlerledikçe: Baştan aşağı doğru yayılan kas felci ve solunum yetmezliği
  • Bulantı, kusma, ishal veya kabızlık olabilir. Ateş ve bilinç kaybı genellikle görülmez.

Botulizm acil bir durumdur. Tedavide antitoksin mümkün olan en kısa sürede verilir, ağır hastalar haftalarca solunum cihazına bağlı kalabilir. Tedaviye rağmen hastaların %5–10'u kaybedilir (DSÖ).

Korunma yolları

  • Ev konserveleri en büyük risktir. Özellikle asitliği düşük sebzeler (fasulye, ıspanak, mantar, pancar), et ve balık konservelerinde dikkatli olun.
  • Kapağı şişmiş, kabarmış, sızdıran ya da açınca köpüren veya kötü kokan konserveleri tatmadan atın.
  • Toksin ısıya dayanıksızdır. Yemeğin iç sıcaklığını en az 5 dakika boyunca 85 °C'nin üzerinde tutmak toksini yok eder (DSÖ). Ancak bakterinin sporları saatlerce kaynatmaya dayanır. Sporları yalnızca ticari konservecilikte kullanılan yüksek basınçlı ısıl işlemler öldürür.
  • 1 yaşından küçük bebeklere bal verilmemelidir. Baldaki sporlar bebeğin bağırsağında çoğalabilir (DSÖ).

İlaç olarak botulinum toksini nasıl etki eder?

Sinir uçları kasın kasılması için asetilkolin adlı bir madde salgılar. Botulinum toksini bu salgıyı engeller ve enjekte edildiği kası geçici olarak gevşetir. Terleme bezlerine giden sinirlerde de benzer şekilde çalışarak terlemeyi azaltır. Etki birkaç günde başlar, 1–2 haftada en yüksek düzeye ulaşır. Sinir uçları zamanla yeni bağlantılar kurduğu için etki geçicidir.

Hangi durumlarda kullanılır?

Tıbbi kullanım

  • Göz kapağı ve yüz kası seğirmeleri, şaşılık
  • Boyun distonisi ve felç sonrası kaslardaki aşırı kasılma (spastisite)
  • Kronik migren
  • Koltuk altında aşırı terleme
  • İdrar kesesi: Aşırı aktif mesane ve sinir hasarına bağlı idrar kaçırma. İlaçlarla düzelmeyen hastalarda mesane duvarına sistoskopla enjeksiyon yapılır.

Estetik kullanım

Kaşlar arası, alın ve göz kenarındaki mimik çizgilerini yumuşatmak için kullanılır. Durağan, derin kırışıklıkları ve sarkmayı düzeltmez.

Uzman notu: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Botulinum toksininin amacı yüzü ifadesiz hale getirmek değil, mimikleri yumuşatmaktır; doğru teknik ve doğru dozla uygulandığında yüz ifadeniz kaybolmaz. Yanlış teknik veya yüksek dozda kaşlarda ya da göz kapağında düşme görülebilir; bunlar toksin parçalandıkça geçer, ama hiç yaşanmaması gerekir. Etki genellikle 4 ila 6 ay içinde azalır ve uygulamalar arasında en az 3 ay bırakılmalıdır. İşlemden sonra en az 4 saat sırtüstü yatmayın ve başınızı öne eğmeyin, uygulama bölgesine bastırmayın ve ovmayın; 24 saat boyunca sıcak duş, banyo ve sıcak ortamlardan kaçının.

Kaynak: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ, Botoks Hakkında Bilmedikleriniz: Gerçekten Güvenli mi? Sırlarını Keşfedin (YouTube)

Etkisi ne kadar sürer, ne sıklıkla tekrarlanır?

Estetik uygulamalarda etki genellikle 3–4 ay sürer. Mesane uygulamalarında süre daha uzun olabilir. Uygulamaların en az 3 ay arayla yapılması önerilir. Gereğinden sık ve yüksek doz uygulama, vücudun toksine karşı antikor geliştirmesine ve ilacın etkisini yitirmesine yol açabilir. Etki geçtiğinde yüz eski haline döner. Uygulamaya ara vermek, kırışıklıkların uygulama öncesinden daha kötü olmasına yol açmaz.

Güvenli mi? Yan etkiler ve uyarılar

Deneyimli bir hekim tarafından, onaylı bir ürünle ve doğru dozda yapıldığında genellikle iyi tolere edilir. Sık görülen yan etkiler hafif ve geçicidir:

  • Enjeksiyon yerinde ağrı, morarma ve şişlik
  • Baş ağrısı
  • Göz kapağında veya kaşta düşüklük
  • Gülümsemede asimetri

Nadir ama önemli uyarı: Toksin enjeksiyon yerinden uzaklara yayılabilir. Uygulamadan sonraki saatler ve haftalar içinde yutma, konuşma veya nefes almada güçlük, belirgin kas güçsüzlüğü ya da çift görme gelişirse hemen tıbbi yardım alın.

Kimlere uygulanmaz?

  • Gebelik ve emzirme dönemindekilere
  • Miyastenia gravis, ALS gibi sinir-kas hastalığı olanlara
  • Uygulama bölgesinde enfeksiyonu olanlara
  • Ürüne karşı alerjisi olanlara

Kullandığınız ilaçları hekiminize söyleyin. Örneğin bazı antibiyotikler ve kan sulandırıcılar etkileşim veya morarma riski açısından önemlidir. İzinsiz ya da kaynağı belirsiz ürünlerle yapılan uygulamalar ciddi zehirlenmelere yol açabilir.

Uygulama sonrası sık verilen öneriler

İlk saatlerde enjeksiyon bölgesine masaj yapmamak, ilk gün ağır egzersizden, sauna ve hamamdan kaçınmak sık verilen önerilerdir. Bu konuda uygulamayı yapan hekiminizin talimatlarına uyun.

Ne zaman acil yardım almalı?
  • Konserve veya ev yapımı korunmuş gıda yedikten sonra çift görme, göz kapağı düşüklüğü, yutma ya da konuşma güçlüğü gelişirse: 112
  • Botoks uygulamasından sonra nefes alma veya yutma güçlüğü, yaygın kas güçsüzlüğü olursa
  • Bebekte kabızlık, emmede zayıflık, ağlamanın zayıflaması ve gevşeklik görülürse

Sık sorulan sorular

Botoks ile botulizm aynı şey mi?

Hayır. Botulizm, gıdayla alınan büyük miktarda toksinin tüm vücutta yol açtığı zehirlenmedir. Botoks ise saflaştırılmış toksinin çok küçük ve ölçülü dozlarının belirli bir kasa enjekte edilmesidir.

Uygulama ağrılı mı?

İnce iğneyle yapılır ve genellikle kısa süreli, hafif bir acı hissedilir. Gerekirse uyuşturucu krem kullanılabilir.

Yüzüm donuk görünür mü?

Doğru dozda ve doğru noktalara yapıldığında mimikler korunur. Donuk görünüm genellikle yüksek dozun ya da yanlış uygulamanın sonucudur.

Mesaneye botoks kimlere yapılır?

İlaç tedavisinden yarar görmeyen veya ilaçların yan etkilerini tolere edemeyen aşırı aktif mesane hastalarına ve sinir hasarına bağlı idrar kaçırma yaşayanlara yapılır. Kararı üroloji uzmanı verir. Uygulamadan sonra mesaneyi boşaltmada geçici güçlük olabileceği için hasta takip edilir.

Kaynaklar

  1. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ). Botulism. Bilgi notu, 25 Eylül 2023.
  2. MedlinePlus. OnabotulinumtoxinA Injection.
Yazar: Prof. Dr. Ali AYYILDIZ

Üroloji uzmanı. 1985'te Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun oldu, 1992'de Uludağ Üniversitesi'nde üroloji uzmanlığını aldı. 2006'da doçent, 2011'de profesör oldu. Ankara ve Adana Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde üroloji kliniği şefliği yaptı. Ulusal ve uluslararası dergilerde 150'yi aşkın makalesi yayımlandı. Yazar hakkında

Son gözden geçirme: 1 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; muayene, tanı ve tedavinin yerini tutmaz.